• MİNİ YAZILAR

    Merhaba

    Aslında uzun zamandır yazıyorum. Yazmak, yazdıklarını paylaşmak heyecan verici. Duygularını, düşüncelerini kelimelere döküp başkalarıyla paylaşmak daha heyecan verici. Bu yazılarım kimlere ulaşır, kimler okur bilmiyorum. Belki de sadece benim günlüğüm olarak kalır. Eğer yazılarımın ulaştığı birileri varsa ve bana ulaşır, yorum yapar, düşüncelerini paylaşırsa çok mutlu olurum.

  • GECE KALEMİ

    GECE KALEMİ* İntikam ve Nefretin Öteki Yüzü*10. Bölüm

    “Naz Hanım, tabii böyle düşünmedim ama burası bir basın- yayın kuruluşu. Burada kime ne anlattığınıza, nasıl anlattığınıza, karşınızdaki kişinin iyi niyetli olup olmadığına, ona güvenip güvenemeyeceğinize dikkat etmelisiniz. Bu oyunu size İhsan Bey ya da Akın Beyin düşmanlarından biri de oynayabilirdi.” “Ama siz oynadınız. Bu durumda başarınız küçümsenemez. Ne kadar güvenilir biri olduğunuz da malum.” “Naz Hanım! Bir dakika lütfen… Sonuçta kimseye bir şey anlatacak değilim.” “Nee, neden? Yani ne yapmaya çalışıyorsunuz anlamıyorum ki ya da niye yapıyorsunuz?… Mademki kandırıp konuşturdunuz niye anlatmıyorsunuz? Beni labirent içinde dolaştırmaktan vazgeçin artık! “ “Biraz sakin olun Naz Hanım. Benim tek amacım herkese hemen güvenmemeniz konusunda sizi uyarmaktı. Üstelik bana söyledikleriniz kayda değer şeyler de…

  • KİMLİK

    KİMLİK *10. BÖLÜM*

    Sakallı adam Erkan’ın elleri havada bir adım geri çekilmesi karşısında ses tonunu biraz sertleştirdi. “Ne demek, kimsin sen! Söyledim ya, polisim işte.” Erkan şüpheli gözlerle sakallı adama bakarken gözlerini biraz daha kısıp başını yana çevirdi. Sonra da sakallı adamın kendisine doğru tuttuğu silahı gözüyle işaret ederek, “Peki, bu ne demek?” diye sordu. Sakallı adam Erkan’ın göz ucuyla işaret ettiği silahını omuz hizasına kadar kaldırıp “Tabanca” dedi. Erkan, sakallı adamın kendisiyle oynadığı oyundan rahatsız olmuştu. “O kadarını görebiliyorum. Ama polis olduğunu söylediğine göre neden hala bana doğru tuttuğunu bilmiyorum.” “Ha, o mu? Bu alışkanlık canım, başka bir şey değil.” Sonra da tuhaf bir gülümsemeyle, “İndir ellerini indir. Ben de ne yapıyor…

  • GECE KALEMİ

    GECE KALEMİ* İntikam ve Nefretin Öteki Yüzü*9. Bölüm

    “Sorun mu?…Yoo… Hayır. Hiçbir sorun yok.” “Güzel. O halde artık çalışacağın yeri görebilirsin… Unutmadan, sana gönderdiğim metinleri, baskıdan en az üç saat önce bana teslim etmiş olmalısın. Anlaştık değil mi?” “Tabi Nevra Hanım.” Naz, Nevra Hanımın odasından çıktıktan sonra doğruca kendisine verilen odaya gidip, gözünü bile kırpmadan en ince noktasına kadar her yeri inceledi. Bu oda genç patronun hemen yanındaki odaydı. Sevimli, küçük, lila rengi bir oda, cam bir masa ve dönen bir koltuk…Önce oturup burnundan tüm ciğerlerine dolacak kadar derin nefes aldı. Sonra da hızla ayağa kalkıp, kendi etrafında da hızlıca döndü. Zaten kıpır kıpır bi kızdı. Bir yerden başlaması gerekiyordu ve başlamıştı. Ama burada işe girmesinin daha farklı…

  • CİDDİ AŞK

    CİDDİ AŞK * Aşk Ciddi Bir İştir* 9. Bölüm

    Kalbim sanki delirmiş gibi atıyordu. Daha ikinci katta pes etmiştim ama pes etmek gibi bir lüksüm yoktu. Dördüncü katta her şeyi göze almıştım. Bazen kabullenmek gerekiyordu ve ben de tam o noktadaydım… Nefes alamıyordum. Merdivenlere oturdum. Zor da olsa kendimi ikna etmeye çalışıyordum.  Ha gayret oğlum hadi!… Tekrar çıkmaya başlamıştım. Beş, altı, yedi… Dokuzuncu kata ulaştığımda Yavuz Beyin sekreteri tam karşımda duruyordu. Elindeki dosyanın anlaşma metni olması için dua ediyordum. “Murat Bey, işte istediğiniz anlaşma metni, bunlar da diğer dosyalar.” “Nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum Aylin Hanım. Sağ olun.” “Önemli değil ama Yavuz Bey anlasaydı bayağı önemli olurdu. Lütfen daha dikkatli olun. Seval Hanımın hatırı olmasa…” “Kesinlikle haklısınız. Belki sizin yerinizde…

  • KİMLİK

    KİMLİK *9. BÖLÜM*

    Oda inanılmaz sessizdi. Erkan yığıldığı koltuğunda tüm günün yorgunluğu ve stresiyle bir ölüden farksızdı. Sessizliği sadece caddeden ara sıra geçen araç sesleri bozuyordu. Erkansa bunları duymaktan oldukça uzaktı. Ara sıra olduğu yerde sıçrıyor, rüyasında her ne görüyorsa gün içinde yaşadıklarının etkilerinin devam ettiği belli oluyordu. Bir ara yine ani bir hareketle sıçrayıp gözlerini açmayı başardı. Korkuyla yerinde doğrulup etrafa baktı. Neyse ki ortalıkta kimsecikler yoktu. “Allah’ım bu nasıl bir sıkıntı böyle? “ Sonra elleriyle yüzünü kapattı. Başını öne eğip, elleri yüzünde olduğu halde, dirseklerini dizlerine dayayıp bir süre öylece kaldı. Bu olayın etkisinden nasıl kurtulabileceği hakkında en ufak bir fikri yoktu. Arkasına tekrar yaslandığında oldukça uzun ve derin bir nefes…

  • Genel

    KIYAMETİ ÇAĞIRMAK -2-

    Trafik de nedense bugün daha sıkışık. Böyle dalmaya devam edersem geç kalacağım. En iyisi şu boşluktan yan yola dalmak. Biraz hızlanmam lazım ama saate bak. Nasıl sıkıştırıyor bak. Kardeşim bırak geçeyim. Oh be! Noldu sanki. İki saniye yahu, iki saniye. Bak aynadan ne hareket çekiyo. Kör şeytan diyorki, bak hala. En iyisi basıp gitmek. Ama o da ne! Çocuk yola mı iniyooooo! Çocuğum çekil, inme aşağı! Çocuğum çekiiiiil!  Çekilllll!  Aman Allah’ım! Aman Allah’ım! Aman Allah’ım n’olur. Hayııııır! Bir şey olmasın! Bir şey olmasın! Fren sesi bir asır kadar uzun sürse de ardından o korkunç vurma sesi! Arabadan indim. Göreceklerimden korkarak da olsa çocuğun yanına doğru gitmeye çalışıyordum. Tam arabanın önüne…

  • Genel

    KIYAMETİ ÇAĞIRMAK -1-

    Çok mutlu görünen insanlar genelde mutsuzdur. Çok pozitif insanlar genelde derin yaralar taşıyordur. Genelde diyorum çünkü ben onlardan biri değilim. Tabi benim de var bazı yaralarım, bazı anlatamadıklarım, atlatamadıklarım ama hayat kısa. Annem bazen anlatır. İnsanların çok uzun yaşadığı eski dönemlerde bir kadının oğlu iki yüz elli yaşında ölür. Kadın çok üzülür, çok ağlar. Derler ki, “Ağlama, harab ettin kendini.” Kadın daha da dertlenir. Kendi deyimiyle, “Nasıl ağlamayayım, daha çocucağdı.” der. Yanındakiler, “Gene senin oğlun bu yaşına kadar yaşamış. Zamanın ahrı geldiğinde insanlar altmış, yetmiş sene yaşayacaklar.” derler. Kadın üzüntüyle karışık, “O insanlar kendilerine ev, ocak, yatacak yer falan da yapacaklar mı ?” der. Adamlar, “Elbette.” der.  “Yüzlerce katlı binalar…

  • ARKASI YARIN

    ARKASI YARIN *9. BÖLÜM* “Bir Sevda Masalı”

    “Hoca bir de lojmana bak istersen. Belki eşekler hala duruyorlardır.”“Hangi eşekler?”“Hani dün akşam bağladıydık ya.”“Muhtar bakıyorum eline geçen fırsatı kaçırmıyorsun.”“Yok hocam, valla o seni sevdiğimden.”“Yani beni sevdiğinden dalga geçiyorsun. Bir de sevmesen halim yamanmış desene.”“Yok hocam olur mu öyle şey? Hani, “burda kalıcam” dedin ya. Öyle sevinçten Ama ne yalan söyleyeyim mert delikanlıymışsın. Aha bu yaşıma geldim, benim yanımda böyle sözler etsinler valla pılımı pırtımı toplar giderdim. Ne de olsa can korkusu.”“Sahi, bu kadar tehlikeli mi bunlar?”“İşin aslı onların derdi seninle değil. Bak aha orda, çam ağacının ilerisinde bi ev var. Görüyor musun?”“Evet. N’olmuş o eve?”“Onların derdi o evin çocuğunun bu okulda okuması.”“Niye ki?”“Niyesi şu: O evin sahibi Mustafa için,…

  • KİMLİK

    KİMLİK *8. BÖLÜM*

    O sırada Murat baş komiser yanlarına yaklaştı. “Sorun nedir?” Baş komiseri gören iki polis de toparlandı. Murat başkomiserin disiplin konusundaki titizliği ve adalete verdiği önem herkes tarafından biliniyordu. “Efendim, şu az önce yardım istemek için gelen doktorun anlattıkları.” Murat baş komiser bu cümlenin altından bir şeyler çıkacağını anlamış bir tavırla sordu. “Evet, nolmuş onlara?” Komiser biraz da çekinerek olayı özetledi. “Efendim, anlattıklarını araştırdık fakat doktorun sözlerinin doğruluğunu kanıtlayacak kayda değer bir ip ucu bulamadık.”dedi. “Sahte ihbar diyosun…” “Maalesef efendim. Ben yine de sorguya devam edip, biraz sıkıştırayım diyorum.” Murat baş komiser kaşlarını çatarak sözleriyle olmasa da mimikleri ve ses tonuyla komiseri eleştirdi. “Neye istinaden?” Komiser, Murat başkomiserin yapmak istediği sorgulamaya…

  • CİDDİ AŞK

    CİDDİ AŞK * Aşk Ciddi Bir İştir* 8. Bölüm

    Patronun istediği dosyaları değil hazırlamak, yerlerini bile bilmiyordum. Tamam, sakin olmalıyım. Çekmeceler, dosyalar, evet. İşte bunlarla başlayalım. Mehmet Beyin gönderdiği teklif, Mustafa Beyin teklifi, Aslı Hanımın hazırladığı sunular, Yaşar Beyin teklifi ve yıl sonu raporları, banka dokümanları….. Bi dakika bi şey eksik, bi şey eksik… Olamaz Yavuz Beyin imzaladığı ön anlaşma metni yok. Hay aksi Yavuz Bey bu metnin bi kopyasını istemişti ama tabi ki ihmal etmiştim. Şimdi nasıl derim, yeniden hazırlayıp imzalar mısınız diye. Adam çekip vursa haklı. Napıcam şimdi? Bu sorun nasıl çözülür, nasıl çözülür? Cık, çözülmez. ………………………………Ya da buldum!… Bana ancak Seval abla yardım edebilir.Koşarak odadan çıkıp asansöre ulaştım. Asansör ikinci kattaydı ama bir türlü gelmiyordu… Hadi…